Bugün İş Başa Düştü 12 yaşında!

12 yıldır blogda farklı kariyer yolculuklarını, ilham veren dönüşümleri ve “tek bir doğru kariyer yolu yoktur” fikrini konuşuyoruz. Bu YKS tercih döneminde de iki farklı hikaye paylaştım: “O Şimdi Influencer: Özge Çoban” ve “O Şimdi Akademisyen: Şeyma Filiz”

Tercih döneminin sonuna yaklaşırken bu kez sizi bir röportaja değil, İstanbul Modern’deki “Semiha Berksoy: Tüm Renklerin Aryası” sergisine götürmek istiyorum.

Sergiyi Koç Üniversitesi Mezunlar Derneği vesilesiyle küratör Nilay Dursun eşliğinde gezme fırsatı buldum ve bu, Berksoy’u tanımak için beklediğimden çok daha zengin bir deneyim oldu. Sergiyi gezerken, Semiha Berksoy’un sadece Türkiye’nin ilk opera sanatçılarından biri olmadığını, aynı zamanda üretken bir ressam olduğunu keşfettim. Yaklaşık 70 yıllık sanat yaşamını opera, tiyatro, resim, sinema ve edebiyat ekseninde ele alan sergi, 200’ü aşkın yapıtla Berksoy’un disiplinler arasında özgürce dolaşan üretim anlayışını aktarıyor.

Kostümler, mektuplar, fotoğraflar, sahne tasarımları ve resimler aynı hikayenin parçaları olarak karşınıza çıkıyor. Bir yanda opera sahnesindeki cesur bir kadın, diğer yanda renkleriyle duygularını anlatan bir ressam… Sergiden çıkarken insanın aklında tek bir meslek değil, tek bir hayatın içine sığan onlarca üretim biçimi kalıyor.

Belki de Semiha Berksoy’un en büyük mirası yalnızca başarıları değil; kendini tek bir kimlikle sınırlamamış olması.

Bugün iş dünyasında da benzer bir dönüşüm görüyoruz. Aslında bu, İş Başa Düştü‘de 12 yıldır dinlediğim hikayelerin de ortak noktası. Tıp doktorluğunun yanı sıra yazarlığıyla tanınan “O Şimdi Yazar: Dr. Buket Arbatlı”, mühendislik kariyerini uluslararası triatlon başarılarıyla birleştiren “O Şimdi Kürsüde: Özge Uzun”, psikologken tutkularının peşinden giderek şef olan “O Şimdi Şef: Bengü Refeja, dijital pazarlama alanında çalışırken resimleriyle kendi sanat yolculuğunu kuran “O Şimdi Sanatçı: Ekin Öke İşcan…. Her biri bana aynı şeyi hatırlattı: İnsan, tek bir meslek ya da tek bir unvanla tanımlanamayacak kadar çok katmanlı.

Bu sergiyi gezerken aklıma Paris 2024 Olimpiyatları sırasında ziyaret ettiğim Olympian Artists sergisi geldi. Madalya kazanan sporcuların aynı zamanda resim yapan, fotoğraf çeken ya da heykel üreten sanatçılar olduğunu görmek beni çok etkilemişti. O gün bunun gelişim odaklı bakış açısının (growth mindset) en güzel örneklerinden biri olduğunu düşünmüştüm. Bugün Semiha Berksoy’un yaşamına bakınca aynı mesajı yeniden okudum: İnsan, kendini tek bir unvanla tanımlamak zorunda değil.

Röportajlarımın da bana öğrettiği gibi, kariyer çoğu zaman doğrusal ilerleyen bir çizgi değil; merakın, cesaretin ve yaşam boyu öğrenmenin şekillendirdiği, zamanla yeni kimliklerin eklendiği bir yolculuk. Kariyerler artık doğrusal değil; disiplinler birbirine değiyor, insanlar kendilerini yeniden tanımlıyor.

Tam da bu yüzden, üniversite tercih döneminde gençlere söylemek istediğim en önemli şey şu:

Seçtiğiniz bölüm, hayatınızın tamamını belirlemek zorunda değil.

Üniversite size güçlü bir temel kazandırabilir; ancak sizi farklılaştıracak olan, yıllar boyunca merak etmeye devam etmeniz, yeni beceriler edinmeniz ve kendinizi tek bir unvanın içine hapsetmemenizdir.

İş Başı Düstü’nün 12 yıldır anlatmaya çalıştığı hikaye de aslında bu.

Semiha Berksoy’un yaşamına bakınca, “opera sanatçısı mıydı, ressam mıydı?” sorusunun çok anlamlı olmadığını fark ediyor insan. Belki doğru soru şu:

“Hayatı boyunca öğrenmeye ve üretmeye devam eden biri nasıl olunur?”

Tercih döneminde de, sonrasında da, umarım bu soruyu düşünürüz.

Ve eğer yolunuz 6 Eylül’e kadar İstanbul Modern’e düşerse, Semiha Berksoy’un hikayesine sadece bir sanat sergisi olarak değil; tek bir meslek tanımının ötesine geçen, çok yönlü bir yaşamın mümkün olduğuna dair güçlü bir hatırlatma olarak bakmanızı öneririm.

Farklı alanlarda üreten insanların hikayeleri bana geleceğin en değerli becerisinin yalnızca tek bir alanda uzmanlaşmak değil; merakını koruyabilmek, farklı disiplinlerden beslenebilmek ve yaşam boyu öğrenmeye devam etmek olduğunu bir kez daha hatırlattı.

Bu yazıyı okuduktan sonra, tercih döneminde yayımladığım O Şimdi Influencer: Özge Çoban” ve “O Şimdi Akademisyen: Şeyma Filiz” öportajlarına da göz atabilirsiniz. Üçü birlikte aynı cümleyi fısıldıyor:

Kariyerinizi tek bir tercih değil, hayat boyu süren merakınız şekillendirir.

Leave a Reply